Raflar düzelmedi: Yaşam daha da zor

Her geçen gün zorlaşan geçim şartları can yakıcı boyutlara ulaştı. Açlık sınırı yılın daha üçüncü ayında asgari ücretin 675 lira üzerine çıkarak 4 bin 928 liraya yükseldi. Bekâr bir çalışanın yaşam maliyeti ise 6 bin 473 lira oldu.

EKONOMİ 29.03.2022 08:02

Raflar düzelmedi: Yaşam daha da zor

Abone Ol google-news

EKONOMİ SERVİSİ

Erdoğan’ın temel gıdada KDV’nin yüzde 1’e düşürülmesinin ardından yaptığı “1-2 ay içerisinde bu rafların nasıl düzeldiğini hep beraber göreceğiz. Hiç endişeniz olmasın. Öyle veya böyle inecek” açıklamasının üzerinden yaklaşık 2 ay geçti. Aradan geçen zamanda fiyatlar düşmek yerine tüm hızıyla yukarı çıkmaya devam etti.

Bir yandan üst üste gelen akaryakıt ve enerji zamları bir yandan gıda maddelerindeki devam eden yüksek fiyat artışı, bir yandan da TL’nin değer kaybı nedeniyle her geçen gün zorlaşan geçim şartları yurttaşlar için can yakıcı boyutlara ulaştı.

Yılın başında 4 bin 250 lira olarak açıklanan asgari ücretin satın alma gücü giderek eriyor.

Enflasyonun öncü verisi niteliğini taşıyan Türk-İş’in açlık ve yoksulluk araştırması geçim şartlarının ne kadar zorlaştığını ortaya koydu. Araştırmanın sonuçlarına göre açlık sınırı asgari ücretin 675 TL üzerine çıkarak 4 bin 928 liraya yükseldi. Gıda harcaması ile giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı olan yoksulluk sınırı ise 16 bin 52 lira olarak hesaplandı.
Bekâr bir çalışanın yaşam maliyeti ise 6 bin 473 liraya çıktı. Başka bir ifadeyle bu ay asgari ücretle çalışan bir bekârın insana yakışır şekilde hayatını sürdürebilmesi için 2 bin 220 lira daha temin etmesi gerekiyor.

MUTFAK ENFLASYONU YÜZDE 76 OLDU

Tüm mal ve hizmetlerin fiyatında en temel girdiği olan akaryakıta gelen zamlar herkesi etkiliyor, mutfak enflasyonunu ise daha da yukarı çekiyor. Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin gıda için yapması gereken asgari harcama tutarındaki artış bir önceki aya göre yüzde 8,24 oranında gerçekleşti. Son on iki ay itibariyle artış oranı yüzde 76,39 olarak hesaplandı. Üç aylık değişim oranı ise yüzde 20,26 oldu.

800 GRAMLIK YOĞURT SATIŞLARI ARTTI

Türk-İş’in araştırmasında yer alan bilgilere göre yoğurtta 1 kilogramlık paketlerin sayısı azalırken alım gücü düşen insanlar için 900 ve 800 gramlık paketler piyasada yaygınlaşıyor. Peynirinde 900 ve 800 gramlık paketlerden sonra 700 gramlık paketlerde de satılmaya başlandığı gözlemlendi.

Ürün grupları bazında bakıldığında verilere göre bir ayda dana etinde yüzde 25, kuzu etinde yüzde 35 civarı fiyat artışı tespit edildi.

Üreticideki maliyet artışlarının yansıtılmasının da etkisiyle tavuğun kg fiyatı 36 TL’ye kadar çıktı.

Makarna fiyatlarındaki artış yüzde 10 olarak hesaplandı. Tereyağı, margarin ve zeytinyağı ürünlerinin tamamının fiyatında artış görünürken en yüksek fiyat artışı yüzde 40’la ayçiçeği yağında oldu.

Fiyatı hızlı yükselen bir diğer ürün şeker oldu. Piyasada şekerin adata karaborsaya düştüğü martta Türk-İş verilerine göre şekerde son 1 ayda yüzde 70 fiyat artışı oldu.

***

Aşevi önünde kuyruk manzarası

Erdoğan’ın manda yoğurtlu ‘şifa’ tarifi tartışılırken yurttaş da bir öğün yemek için saatlerce kuyrukta bekliyor. Ankara Ulucanlar Aşevi önünde ellerinde kaplarıyla yemek kuyruğuna giren yurttaşlar, yaşadıklarını BirGün’e anlattı.

Semiha Ezer, yıllardır aşevinden yemek alıyor. 30 yıl önce Erzurum’dan göç ettiğini söyleyen Ezer, “Her gün Dışkapı’dan buraya geliyorum” dedi. Ankara Büyükşehir Belediyesi’nden de yardım aldığını dile getiren Ezer, şunları kaydetti:

“Aşevinde bilgilerimiz olduğu için kaç kişiyle yaşıyoruz görünüyor, ona göre yemek veriyorlar. Bu yaşta hala buraya gelip yemek almak ağırıma gidiyor ama yapacak bir şeyim yok.”

Emine Y. de her gün aşevine geldiğini söylüyor. İki çocuğu olduğunu dile getiren Emine Y., “Yardım alıyorum ama hayat çok pahalı. Faturaları, kirayı bile ödeyemez olduk. Buradaki 1+1 bir gecekonduda oturuyorum, kiram 650 TL. Kapısı penceresi bile sağlam değil ama ev sahibi zam yapacağını söyledi.”
Gülveren semtinde bir gecekonduda tek başına yaşadığını söyleyen Ayşe D. de her gün yemek almaya geliyor. 60 yaşında olduğunu söyleyen Ayşe D, “Gençken günübirlik temizliğe giderdim şimdi genç de değilim işe çağırmıyorlar” ifadelerini kullandı.

Türkiye’ye 10 yıl önce Suriye’den ailesiyle birlikte gelen Meryem de sırada bekliyor. Küçük çocuğuyla birlikte en az bir saat yürüyerek aşevine geldiğini dile getiren Meryem, “Ailemle birlikte 12 yaşında Suriye’den göç ettim. Savaş çıktığında okula gidiyordum, güzel bir hayatım vardı. 3 sene önce evlendim. Eşim, kağıt toplayarak eve ekmek parası getiriyor” diye konuştu.

Günün Önemli Manşetleri

Video haberler için YouTube kanalımıza abone olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.