Modada yapay zeka devrimi

Ece sükan’ın bugünkü yazısı:

“Geleneksel yöneticiler, moda endüstrisinde yapay zeka kullanılmasını başlangıçta pek çekici bulmadı. Ama getirdiği yenilikler, sektörde devrim yaratabilecek kadar etkili.

Dijital çağdaki yaratıcı teknolojiler, daha etkili operasyonel prosedürleri ve direkt olarak tüketiciyle sektörün içgörülerine erişebilmesiyle, birçok işletmeye ileriye dönük bir rekabet ortamı yarattı. Metaverse ve Web3 teknolojilerinin yanı sıra, yapay zeka (AI) bugünlerde hakkında en çok konuşulan teknolojik gelişmelerden biri oldu. Neyin sanat veya tasarım olarak kabul edilebileceğine dair hararetli tartışmaları da beraberinde getiren bu yenilik, dijital evrende yaratılan fikirlerin fiziksel düzleme ilham getirebildiği formüller de türetti.

Yapay zeka konusu, özellikle geçen yılın sonlarında ChatGPT, Lensa AI, Stable Diffusion, DALL-E ve Midjourney gibi isimleri daha sık duymamızla ve akabinde yapay zekanın yaratım süreciyle ilgili tartışmaları başlatmasıyla ilgi topladı. Bazıları AI’nın bir kopyalama biçimi olarak algılanabileceğini ve potansiyel olarak seri üretimi teşvik etmek de dahil bir dizi başka etik sorunu ortaya çıkardığını savunurken, diğerleri onu yeni bir yaratım biçimi olarak görüyor, tasarımcılara ve sanatçılara tasarımlarını geliştirebilmek adına erişilebilir araçlar sağladığını dile getiriyor.

Başlangıçta AI yaratıcı yetenek ve özgür ifade üzerine kurulu moda sektöründeki yöneticiler için pek de çekici görünmese de, Web3 çağına girerken anlaşılıyor ki bu uygulamaların kullanımı işletmeleri daha etkin bir hale dönüştürebilir ve geleneksel yöntemleri kullanan rakiplerine kıyasla büyüme ve gelir artışı sağlayabilir. Üretimden satışa ve pazarlamaya kadar, moda sektörünün bütününü değiştirerek yenilikçi bir bakış açısıyla devrim yapabilir.

Teknoloji ve modanın birbirinden etkilenmesi, yapay zeka çalışmalarının da hızla gelişmesine ve evrilmesine imkan sağlıyor. Bu gelişim, makinelerle insanlar arasındaki diyaloğun da deneyim arttıkça ilerlemesine yol açıyor. Gelin biz de şirketlerin, tüketicilerin ve tasarımcıların moda sektörünü geliştirmek için hangi yapay zeka yöntemlerini nasıl benimsediklerine bakalım.

Tasarım: Anahtar kelimeleri ver koleksiyonu hazırlasın
Marka bilinci oluşturma ve pazarlamanın her zamankinden daha önemli hale gelmesiyle birlikte, kreatif endüstriler sürekli bir içerik akışı sağlamak için yapay zeka araçlarını kullanıyor. Ajanslar moodboard, harita ve renk panosu gibi fazlasıyla vakit alan işleri, zamanı daha efektif kullanmak adına yapay zekaya yaptırıyor. Teknolojik görüntü oluşturucu yapay zeka platformları brxnd.ai, Midjourney ve Stable Diffusion gibi çeşitli uygulamalarla moodboard’lar oluşturuluyor. Instagram’da günlük olarak realist ürün tasarımları paylaşan @ai_clothingdaily, hayalde kalan birçok farklı fikri gerçekçi şekilde görsellere aktararak muhtemel tasarımlara ilham kaynağı oluyor.

Mesela sosyal alışveriş uygulaması Drop’un CEO’su Ben Benichou, Midjourney’de “Impossible Store” adında bir seri yarattı. Bu seride Everest Dağı’nın tepesinde bir Nike mağazası görüntüleri ve buradan ilhamla tasarlanmış bir çift ayakkabı tasarımı var. Serinin görüntüleri o kadar gerçekçi ve ilgi çekici ki Benichou Instagram üzerinden bu tasarımların nerede satıldığını soran birçok mesaj aldı. Midjourney üzerinden oluşturulan bu görüntüler Nike’ın yapay zekadan sorumlu başkan yardımcısı Jason Loveland’ı Ben Benichou ile birlikte bir Nike koleksiyonu üretmek için iletişime geçirdi.

Ekimde kullanıma sunulan tedarik zinciri platformu Cala ise sadece görselleştirmekle kalmıyor, anahtar kelimeler aracılığıyla yeni bir koleksiyon tasarımı yaratıyor. Cala’nın yapay zeka özelliği, ChatGPT’nin arkasındaki araştırma laboratuvarı OpenAI tarafından geliştirilen öğrenme modeliyle oluşturulmuş. Basit kelime kombinasyonları ile tasarımları saniyeler içinde ortaya çıkarabiliyor. Bu koleksiyonlar internette mevcut her görüntüyü kullanan yapay zekanın hayal gücüyle harmanlanmasıyla elde ediliyor.

Tüm bu gelişmelere bakınca yapay zekanın kendisine öğretilen birçok özellik sayesinde, gerçek profesyonellerle bir yaratım yarışı içerisine girdiğini de görebiliyoruz. Bu yarışı kazanan taraf makine mi olacak bilemiyoruz. Ama en azından şimdilik zamanın ruhunu kabul edip teknolojiyi kullanarak yeteneklerimizi daha iyi şekilde nasıl yansıtacağımızın yollarını aramalıyız belki de.

Alışveriş: Beden ve cilde bakıp sayısız öneri sunuyor
Pandemiyle birlikte online alışveriş hepimizin hızlıca alıştığı bir olgu haline geldi. Fakat istenilen giysilerin denenemiyor olması ve sonu gelmeyen iade süreçleri önemli birer eksik. Bu durum üretici ve tüketici için hem lojistik açıdan hem de zaman açısından büyük bir israf.

UN Alliance for Sustainable Fashion’a göre, giyim imalatı dünyadaki sera gazı emisyonlarının yüzde 8’ini ve okyanuslardaki yıllık mikroplastiklerin yüzde 9’unu oluşturuyor. Perakendeciler stoklama mali açıdan zarar oluşturduğu için, yüksek moda da marka değeri düşürmemek için, iade edilen ürünleri indirimli satmak istemiyor. Bu nedenle mağazalardan iade edilen ürünlerin neredeyse tamamı çöplüğe gidiyor.

AI trend tahmininden başlayarak firmalara pek çok cephede yardımcı olabiliyor. Müşterilerin ne istediğine karar vermek ve ardından o ürünü yüksek adette üretmek, marka için risk. Yanlış seçim yapıldığında üreticinin elinde çok sayıda ürün kalmış olur. Bu nedenle firmalar müşterilerin beğendiği baskıları, kalıpları ve renkleri analiz etmek için yapay zekayı kullanıyor.

Kansas merkezli bir girişim olan Bodify uygulaması kullanıcıdan alışveriş öncesi hem bedeninin fotoğrafını hem de vücut ölçülerini alıyor. Akabinde kullanıcıya bedenine uygun olabilecek bütün marka ve ürünleri listeliyor. Bodify üreticilerin de güncel kalıpları çıkarmak için doğru ölçüleri belirlemelerinde yardımcı oluyor. 2022’de kurulan girişim, moda sektöründeki karbon ayak izini ve depolama atıklarını azaltmayı da hedefliyor.

Bir diğer uygulama da müşterilerin cilt tonuna ve giyim ihtiyaçlarına göre ürün seçmesine yardımcı olan yapay zeka destekli Styleriser şirketi. Kullanıcılar uygulama üzerinden perakendecinin online mağazasına bir fotoğrafını yüklüyor ve uygulamanın yapay zeka/sanal stilisti bunu analiz ediyor. Kişinin ten rengine en uygun renkleri öneriyor.

Styleriser 2017’de, Bodify ise 2022’de kurulan girişimler olarak, moda sektöründeki karbon ayak izini ve depolama atıklarını azaltmayı hedefliyor.

Mühendislik: Nabız arttıkça gözenek açan kumaş
Kalp atış hızını, hareketi ve performansı takip eden spor bantları gibi yapay zeka destekli giyilebilir cihazlar piyasada bir süredir mevcut. Nike, Adidas, Apple gibi yaratıcılık ve performans odaklı markalara tasarım danışmanlığı yapan Hussain Almoosawi, bu giyilebilir teknolojinin tekstil tasarımına kadar yayılacağını öngörüyor.

Giysilere uygulanacak olan yapay zeka daha akıllı kumaşlarla, spor ve performans için vücuda daha duyarlı giysilerle sonuçlanıyor. Örneğin yapay zeka destekli kumaş/malzeme vücudun ne zaman terlediğini algılayabilir ve yine aynı sıcaklıkla veya kalp atışıyla karşılaştığında, malzemenin içindeki küçük gözenekler daha fazla hava akışına izin vermek için açılabilir. Veya tasarlanabilecek bir diğer dinamik ise sporcunun vücut hareketlerini ve kalıplarını öğrenen bir malzemenin, yarış anında daha sertleşerek veya daha esnekleşerek performansını arttırması olarak programlanıyor. Almossawi’ye göre tasarımda olasılıklar sonsuz ve yapay zeka, tasarımcılara öngöremediklerini bile görünür hale getirebilir.”

patronlardunyasi.com

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir