Eşitliği sağlayacak değişime ihtiyaç var

MELTEM GÜNAY İstanbul – Kadınların yönetici pozisyonlarında ulusal parlamentodaki en güncel oranlarını ve bölgesel dağılımını gösteren haritaya göre, dünya genelinde siyasi lider rolündeki kadınların oranının hem hükümette hem de parlamentoda artışı söz konusuyken, bu oran bazı ülkelerde hala çok düşük. 1 Ocak 2023 itibarıyla ülkelerin yüzde 11.3’ünde devlet başkanı kadınlar varken, yüzde 9.8’inde hükümet başkanı kadın bulunuyor. Yani 193 ülkenin 19’unda. On yıl önce bu rakamlar sırasıyla yüzde 5.3 ve yüzde 7.3 olarak belirlenmişti. Tüm bölgeler arasında Avrupa, kadınların siyasete katılımının çoğunlukta olduğu en fazla sayıda ülkeye sahip olmaya devam ediyor.

Dünyada durum ne?

Dünya genelinde kadın milletvekillerinin 2021’deki oranı yüzde 25.5 iken artış göstererek yüzde 26.5’e çıktı. Yine 2021’de yüzde 20.9 olan parlamentodaki kadın meclis başkanları oranı da yüzde 22.7’ye yükseldi. Güncel verilere göre kadın bakanların oranı tüm dünyada yüzde 22.8. Bakanlık kabinesinde en yüksek kadın oranına sahip bölgeler, Avrupa ve Kuzey Amerika ile Latin Amerika ve Karayipler. Orta Asya ve Güney Asya ile Pasifik Adaları ise kadınların bakanlıklarda en az temsil edildiği bölgeler. 13 Avrupa ülkesinde ise kadınlar bakanlık koltuklarının yarısına sahip. Kadınlar çevre, kamu yönetimi ve eğitim konularında bakanlık pozisyonlarında yer alırken, toplumsal cinsiyet eşitliği, insan hakları ve sosyal haklar konularında liderlik pozisyonlarında bulunuyor. Buna karşılık, erkekler ekonomi, savunma, adalet ve içişleri gibi bakanlıklara hakim olmaya devam ediyor.

Eşitlik için değişiklik

Verilerin kadınların devlet ya da hükümet başkanlığı kademelerinde yeterli seviye temsil edilmediğini gösterdiğini belirten UN Women İcra Direktörü Sima Bahous, “Bakanlıkların dörtte birinden daha azında kadınlar bulunurken, ekonomi, savunma ve enerji gibi bakanlıklarda erkeklerin hakimiyeti devam ediyor. Tam demokrasi, ancak kadınların eşit katılımı ile gerçekleşebilir. Kadın liderlere karşı devam eden şiddet ve tehditler, ekonomik ve sosyal iyileşmeye olan ihtiyacı dile getirecek adayların ve oy verenlerin seslerini duyurmasını engelliyor. Gerçekten eşitliği sağlayacak bir değişikliğe ihtiyacımız var.” dedi.

Bu sene siyasette kadınların sayısındaki artışın cesaret verdiğini belirten IPU Genel Sekreteri Martin Chungong da, “Ancak mevcut büyüme oranları, toplumsal cinsiyet eşitliğine erişmek için hala gidilecek çok yolumuz olduğunu gösteriyor. İklim değişikliği krizleri, jeopolitik gerilimler, ekonomik istikrarsızlık ve sosyal eşitsizlik gibi sorunların çözümü için, kadınların yeteneklerinin daha iyi değerlendirilmesi ve siyasete girmelerinin teşvik edilmesi gerekiyor” diye konuştu.

Kotaya fermuar sistemi

“Siyasette Kadın 2023” haritasına göre Türkiye’deki durum da ele alındı. Kadınların siyasal yaşama eşit katılımının önünde duran yapısal engellerin ancak belirli hedefi olan geçici önlemler ile aşılabildiği belirtilirken özellikle önümüzdeki günlerde Türkiye’de gerçekleşecek olan milletvekili genel seçimi öncesinde, siyasi partilerin daha fazla kadın adaya listelerinde yer vermesi ve kadınları listelerde kazanabilecekleri sıralara yerleştirmeleri büyük önem taşıdığı belirtildi. Öneriler ise şöyle sıralandı:

“Aday listelerinin oluşturulmasında cinsiyet kotasının uygulaması, listelerdeki toplam aday sayısının belli bir oranını kadınlar için ayrılması ve listelerin kazanabilecek sıralarına kadınların yerleştirilmesi için cinsiyet kotasının fermuar sistemi ile desteklenmesi örnek olarak verilebilir. Yasal cinsiyet kotası olmasa da eşit katılım için siyasi partiler aday listelerinin yanı sıra tüm yönetim ve karar alma pozisyonları için kendi cinsiyet kotalarını uygulayabilir. Siyasi partilerin kadın adaylara yalnızca adaylık ücretleri için değil kampanya çalışmaları ve seçim dönemi boyunca da finansal destek sağlamaları da bir geçici özel önlem olarak büyük ölçüde katkı sağlayacaktır.”

Otomotiv sektöründe eşitlik yol haritası

Otomotiv yan sanayiinde faaliyet gösteren yerli üretici Seger, 2010 yılından bu yana planlı bir şekilde gerçekleştirdiği “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği (TCE)” ile ilgili çalışmalarını bir raporla kamuoyuna ve çalışma hayatı temsilcilerinin dikkatine sundu. Toplumda farkındalık oluşturma, işveren ve çalışan tarafında da yol haritası olma niteliğindeki rapor, kadının güçlenmesinin yöntemlerini sürdürülebilirlik çerçevesinde adım adım tanımlıyor.

Seger Genel Müdürü Tülin Tezer, SEGER Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Çalışma Raporu’nun amacını, sürecini ve başladıkları 2010 yılından bu yana kurumundaki değişimi şöyle anlattı:

“Kurum içindeki eşitlik çalışmalarının sürdürülebilir ve ölçülebilir olması amacıyla Eşitlik Komitesi oluşturduk. Kadın ve erkek çalışanlardan oluşan komitemiz, raporumuzda yer alan Seger’in 12 maddelik “Eşitlik Politikası”nı hazırladı. Şirketimiz özellikle 2010 yılından bu yana toplumsal cinsiyet eşitliğine (TCE) katkı sunmak amacıyla Türkiye’de farklı alanlardaki eşitsizliklerin saptanarak sorunların açığa çıkarılmasına ve çözüme kavuşturulmasına yönelik çalışmalarda aktif rol oynuyor. Çalışanlarımızı ve paydaşlarımızı bilgilendirmek, farkındalık oluşmasına destek olmak üzere toplumsal cinsiyet eşitliği temelli eğitimler organize ediyor, projeler geliştiriyoruz. Bu doğrultuda 2010 yılında kadın çalışan oranımız yüzde 13 iken yıllar içinde artırarak 2022 yılında bu oranı yüzde 25’e yükselttik. Önce WEPs (Women Empowerment Principles-Kadının Güçlenmesi Prensipleri) imzalamamız ve ardından Global Compact, Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Çalışma grubunun altında yer alan Kadının Güçlenmesi Bursa Platformu’na katılmamız, toplumsal cinsiyet eşitliğine verdiğimiz önemi gözler önüne seren kilometre taşlarımız oldu.”

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*